Sıfatsız, Kalıpsız, Betimsiz, Bu Sefer Sadece Ben...


Bir sene önceydi tam. Bir sene önce aşık oldum. Koklayıp özgürlüğe bırakacağım bi gül demiştim. Özgürlüğüne bırakınca peşinden, istemsiz sürükleneceğimi bilemedim. Sihirli kürem bunu göremedi.. Çünkü onun yanında ne masaldım, ne gerçek; ne sihirli kürelerim vardı ne de insani hırslarım...

Sadece Kendimdim, sadece "Ben"dim. Hiçbir kalıba girmek, hiçbir sıfata bürünmek zorunda değildim.

Saçlarımı koklayacak kadar sevmişti beni yine de giderken beni de çekip götürmeyi istemeyi akıl edemeyecek kadar umursamamıştı. Ben hiç engel olmadım gitmelerine. Dünya yuvarlaktı; dünya çevresinde bir tur attıkça özleyip özleyip geliyordu geri. Hem söz vermiştim, gitmek istediğinde elimde kurutmayacaktım, özgürlüğüne bırakacaktım. Bir süre hiç solmadı gerçekten de; ozamanlar okadar da umursamıyordum onu.

Vakit geçti, alıştım burnumun ucunda kokusunu duymaya, kimse beni öyle sevmedi, kimse onun baktığı gibi bakmadı bana; onun gözlerindeki tutkuyu, onun gözlerindeki sevgiyi kimsede görmedim. Parmaklarının ucundaki şehvet-şevkat kadar başka birşey işlemedi hiç iliklerime. Kimse aklıma kalbime ruhuma tenime böylesine sızmayı, böylesine düşmeyi başaramadı.


-- Onun yanındaki güzelliğimi onun yanındaki mutluluğumu ben de dahil, gören
kimse betimleyemez. --


Ben ona okadar özel değildiysem de emindik ki; hiçbir yerde bulamadığı huzuruydum; sorgusuz sualsiz seviyordum. İçki arkadaşıydım bazen, bazen dert ortağı, akıl danışmanı, keyif verici maddesi, akıl-çeleni, gönül-çeleni, zevki-tutkusu-şevkati ve çokça da derin ve huzurlu bir uykuydum onun için.

Yine de uyanıp gitmeyi unutmazdı tam saatinde. Rüyası yarım kalsa da daha uykusuna doyamasa da benden feragat ederdi de başka hiçbir şeyden feragat edemezdi. Okadar çok sıfatlar yüklemişti bana, okadar çok şeydim ama yine de gördüm ki aslında hiçbir şeydim. Uzun sürüyordu dünya çevresi turları, hayranlık duyduğu aklımı kaybedecek kadar çok özlüyordum; el pençe divan onu bekliyordum, mutluluğumun kapı eşiğinde, gelse de girsem mutluluktan içeri diye; ben onu bekliyordum ama o; kendini bekletmiyordu!


Dünya turları sırasındaki birkaç duraktan biriymişim galiba. Kızamadım... manasızdı.
Bir hayaldim onun için, gözlerini açınca yiteceği; o göz kapakları yarı açık yarı kapalı beni hep yordu Hep yarım bıraktı!
Çokça kez üzüldüm, kırıldım. Tam bunlara alışmıştım, Kalbim kırıldı. Ve ben böylesini hiç yaşamamıştım.
Yine de yalan halini seviyor o can çekişen kırıklar, ve ben yine de gittim, onun vazgeçmişliklerinden.
Artık yokum.

Yorumlar

Popüler Yayınlar