Kötü Kraliçe Geldi Küçük Prenses..Şimdi Ne Yapacaksın? Kaçamazsın, Saklanamazsın.. *

İlk başlayacağım masal Pamuk Prensesle yaşadıklarımı ifşa edeceğim masal olacak.

Yok onu öldürmeye çalışmalarmış yok kıskançlık krizleriymiş; daha neler! Şimdi efendim ikincisiyle başlıycam ( asla düzenli, tertipli, norm olamadım ki ) kıskançlık dediğimiz duygu bana tetavül etmemiştir ömr-ü hayatım boyunca. Fakat Pamuk adlı prensesimiz her kız evladın üvey anneye besleyeceği tarzda bir kızgınlık bir nefret bir kıskançlık besliyordu bana karşı. Azca güzel oluşum bi yana kendisinden genç oluşum onu çıldırttı. Sonuçta onlarda erken yaşta büyük bir kraliyete kraliçe olarak gitmek pek önemlidir. Benimse evlendiğimin adamın kral olduğundan haberim bile yoktu. Güzelliğime gelince yani rica ediyorum bazılarımız geç olgunlaşır.. hem ruhen hem bedenen.. Neyse ayıp oluyor.
Ben yuva bulmaya azmetmiş bir kraliçe olarak saraya ısınmaya çalışıyor orayı yuvam haline getirmeye çalışıyordum; sevgili prenses ise orayı bana yuva yapmamak için elinden geleni yapıyor, ona yaklaşma çabalarımı büyük bir hırçınlıkla savuruyor, hakkımda asılsız çirkin ucuz söylentiler yayıyordu. Sarayın içinden hatta kalbinden biri olarak bunları yapması oldukça zahmetsizdi. Sadece kraliyetten kişilerin yani hepi topu onun benim ve kralın yapabileceği ulaşabileceği girebileceği yerlere girip oradaki her şeyi gizlice mahvetmesi yetiyordu.
Tabii ben duygudaşlıkla ve sabrımı bileyerek sustumm sustum sustum. Kralım ise bunları biliyor bana karşı bir kuşku duymuyor ama Pamuk'a da bir şey demiyordu.

Bir gün geldi kral tarafından hiç affedilemeyecek bir şey yaptı; annesinin çok güzel bir tablosunu bile bile sırf suçu bana yıkmak için mahvetti. Bu benim adımı karalamak adına yapılan girişim ayyuka çıkınca kral büyük bir öfkeye kapıldı. Pamuk'a artık çok olduğunu bu gidişle evde kalıcağını bu komplolarla uğraşcağına biraz kitap okumasını söyledi =D

Ben bunu neden yaptığını biraz düşününce anladım. Bir gece öncesinde verdiğimiz davete diğer krallıkların, prensliklerin, kelekerlerin, dilaverlerin prensleri katılmış amma ve lakin hiçbiri Pamuk'a gerekli ilgi ve ihtimamı göstermemişti; bundan dolayı buhran geçiren ve yine her nedense suçu bana atan Pamuk yine her nedense benden intikamını almaya çalışmıştır. Ayrıca kendisinin bir sırrını keşfetmiş olmam onda sinir stres katsayısının tavan yapmasına, bana bol soslu gıcık olmasına neden olmuş, bu sırrı babasiylen paylaşma ihtimalim onu dingildetmiştir. Açıkçası ben de bu duruma bir açıklık getirmedim. Babasına söylemedim ama bunu ona bildirmedim de; evet kötülük yapmadım belki ama bu kötü değilim demek değildir; sadece ucuz olmadığım manasına gelir. :))

Bu sırrı sizinle paylaşıyorum ey gerçeklerden mahrum kalmış insanoğlu!! Pamuk Prensesimiz avcıyla fingirdiyordu!! Evet, evet! Bildiğin fingirdiyordu. Babasının arkasından iş çevirecek kadar profesyonelleşmiş Pamuk ne yazık ki benim şahin gözlerimden kaçamadı. Sürekli bir bahçeye çıkıyorum deyip ormana kaçmalar ormandan çıkarken yaka paça düzeltmeler, sonrasında avcının bir şey avlamaktan dolayı duyacağı memnuniyete benzemeyen bir memnuniyetle ormandan çıkması falan... Eh parçalar fazlasıyla hızlı birleşti. Bir gün tamamen tesadüf bunları ormanda görünce iyice emin oldum. Ama hemen yargılamayın Pamuk'u arkadaşlar bizim Pamuk çok da bir fenalık yapmıyormuş hem masal kahramanı da olsak biz de etten kemikteniz. (bir bakıma)

Bu bilginin ehemmiyeti, bunu bildiğimi Pamuk'un bilmesi çok eğlendirdi beni itiraf etmeliyim. O günün akşam yemeği Kral'a " Yemekten sonra çok mühim bir meseleyi konuşmalıyız bebişim" deyince Pamuk'un suratı öyle güzel renk ve şekle büründü ki anlatamam :))) Hemen bana bir çamur atmalar, yok "Kaz dağının eteğindeki "Kaz kafa Krallığı"nın prensiyle fingirdiyor bu Kraliçe" diye iftira atmalar, sormayın gitsin. Nedir bu ergen psikolojisiyle savaşım yarebbi dedim çokça.

Pamuk'u neden serçe parmağınla alt etmedin derseniz eğer; uzun zamandır yuvasız, evsiz, kendini bilmez, ne istediğini bilmez bir vaziyette dolandım durdum. Bu adam, yani Kral, bana bir ev ve arkadaşlık sundu; bunlar paha biçilemezdi. Pamuk is benim o evde yuvamı aramama mani olmuş, sadece bir barınak olarak kalmasına büyük katkıda bulunmuştu. Belki o olmasa da orası bana yuva olamayacaktı ama bunu asla öğrenemeyeceğim.

Kendisinin kötü olduğunu düşünmüyorum. Çünkü ben hariç herkese kibar sıcak ve sevecendi. Halk onu severdi. Bi de sürekli omzunda duran bir kuş vardı. Yalnız çok üzüldüğüm bir husus var ki söylemeden edemeyeceğim; Pamuk'un yaptığı en insafsızca şeylerden biri de halkı bana karşı doldurmasıydı, onların yanlış düşünce ve korkularını körüklemesiydi.
Ben yapı olarak soğuk ve sessizdim. Yani düşüncek olursanız siz de yuvanızı toprağınızı ütopyanızı ailenizi ve bunları barındıran yegane şeyi hafızanızı kaybetseniz siz de böyle olurdunuz; pek güler konuşur olmazdınız herhalde. Halk beni soğuk mesafeli bundan dolayı onları küçümseyen bir kraliçe olarak addeddi. Bu benim hatam kabul ediyorum. Pamuk'un onların bu düşüncesine müzaheret etmesi çok kötüydü. Bununla da kalmadı beni "Cadı" ilan ettiler; sırf çeşitli otlar topluyor, karıştırıyor, pişiriyor ve 'dikenli incir', 'ışkın otu' gibi şeyler istiyorum diye. Siz duymadıysanız benim suçum ne? Ben aşçıyım, anlatamıyorum ki! Tabii ki ışkın otunun gövdesini kullanıp hepinizi zehirleyerek öbür dünyaya postalayabilirim ama bunu yapmam sizin dedikleriniz olmam dışında ne getirir? Hiçbir şey. Özellikle de insanların olduğumu söylediği şey olmayı hiç sevmem! Olacağım varsa da olmam.
Kısaca çok ayıp etti Pamuk çook
Sırada >>> Pamuk'un bilinen hikayesinin geri kalanı ve gerçekleri


* güya böyle tehdit ediyormuşum geceleri.. cık cık cık. ((=



Yorumlar

  1. What language is this? Also, even though I can't understand, the pictures you've selected to represent whatever it is you're talking about are amazing. That needs no translation.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar