Güller ve Yalnızlıklar Üzerine..

Bahçemin isimli gülleri... Hepiniz anafor olmuş çetrefilli anılarıma dikenlerinizden takılmış, güneşten mahrum kalmışsınız. Ne siz hatırlayabiliyorsunuz isimlerinizi, ne de ben. Yalnızlığım kadar koyuyken renkleriniz şimdi dudaklarımdaki gülücük kadar uçuk..
Aranızdan bir tanesini denize atmıştım ben yanında gelen aşk mektuplarıyla; yalnızlığımın koyusu azalmıştı, dudaklarımdaki gülüş şeffaflaşırken. Bir iç çekiş, kalbimden gelen bir ah sesiyle son bulmuştu. Pişman olmuştum ah dediğime ama geri alınamazdı; aynı yerine getirilmeyen sözler gibi.
Bir adamcık tanıdım; adamcık olmasının yanı sıra ancak insancık olabilmişti.Kendini dev aynasında gören bir cüceydi. Kalbi, yanlış sarraf terazilerinde ölçülüp fazla değer bahşedilmiş, kalan boşluğu dünyanın ego dediği sisli gazlarla doldurulmuştu. Bu adamcık günahını acıtmış olduğum kişiydi işte. Benden sonra da bir kaç kişinin canını acıttı kerpeten gibi elleri ve yılan gibi diliyle; sonunda yalnız kaldı ve hep bizleri suçladı bu cast'ı geniş oyunda yalnız kalanın kendisi olmasına rağmen. Flu gören gözleri kendi hatalarını gizledi..
Ben suçlandım, o suçlandı bir diğeri suçlandı.. Ben kaltak kötü kraliçe cadıydım, öbürü çirkin bir prensesti öteki bir başka şeydi, ama kendisi hep özeldi. Suç yok, yanlış yok, günah yok..
"Peki ben senin günahlarını nasıl acıttım?"
Cevap yok..

Üzüldüm namına yine kendisini insaniyet namına sevmiş olmam gibi ama benim üzüntüm kar etmeyecekti hiçbir zaman. O hatalarını görmedikçe içten içe tanrıyı suçlayarak "yalnızlığı seviyorum" martavallarını sallayacak. Oysa biliyorum o sevmiyor yalnızlığı, o yalnız bırakmayı daha çok seviyor. Güçlü kılıyor kendini diğerlerinin üstüne basarak; ama gittikçe güçsüzleşiyor. Artık ben kendini görmeyen bu adamcığa üzülemiyorum.
Onun mutsuzluğu yanında benim mutluluğum güzel geliyor; içim kaynıyor, kötülüğüm bu zamanda işte gülüyor. Ama saklıyorum hem gülüşümü hem mutluluğumu. Bilmesin görmesin değmesin onun hissiyle benim hislerim aynı gezegende bulunmasın istiyorum. O kadar yok edici ki çünkü; bu şekilde bile yıkar sanki sevincimi.
Çünkü yeni bir gül var bahçemde. Çok güzel kokuyor ya da burnum ilk defa bir gülün kokusunu alabiliyor.Garip bir biçimde hep taze, çürümüyor, boynunu bükmüyor. Her gün ölmesini bekliyorum o inadı inat ölmüyor.
Ama biliyorum ki ölecek, umut katmıyorum toprağına mutlu şarkılarla besliyorum ama göz yaşlarımı yağmur etmiyorum. Sonsuza dek yaşasın diye kalbim denen karanlık serin sandığa koyup da kurutmuyorum. Sadece güzelliğini hayranlıkla izliyorum ve öleceğini hatırlatıyorum kendime.Ölmesine izin veriyorum. Çünkü bir vakit sandığımda sakladığım kurumuş gülü beraberinde gelen aşk mektuplarıyla denize atmıştım. Artık sadece seviyorum ve özgürlüğüne bırakıyorum..


Yorumlar
Yorum Gönder